• Haberler
  • Spor
  • Tükenen Değil Tükettirilen Bir Kulüp: Yeni Malatyaspor

Tükenen Değil Tükettirilen Bir Kulüp: Yeni Malatyaspor

Bu soruya verilecek en somut örneklerden biri bugün Yeni Malatyaspor'un yaşadıklarıdır.

Bir futbol kulübü nasıl yükselir, nasıl düşer?
Bu soruya verilecek en somut örneklerden biri bugün Yeni Malatyaspor’un yaşadıklarıdır. Çünkü bu kulübün hikâyesi yalnızca sportif bir başarısızlık değildir; Türk futbolunun yıllardır görmezden geldiği yapısal sorunların ete kemiğe bürünmüş halidir. Bir zamanlar Süper Lig’de parlayan, transfer politikası ve kurumsal yapısıyla örnek gösterilen Yeni Malatyaspor, bugün bir enkazın ortasında ayakta durmaya çalışıyor. Ve bu çöküşün arkasında tesadüf yok. Yanlış kararlar, plansızlık, denetimsizlik ve sorumsuzluk var.

Bir Zamanlar Parlayan Bir Işık Vardı…
Yeni Malatyaspor, Süper Lig’deki döneminde yalnızca bir takım değildi; şehrin gururuydu. Tribünler doluyor, şehir nefes alıyordu adeta. Yönetim modeli birçok kulübe örnek gösteriliyor, transfer politikaları başarılı bir stratejinin yansıması olarak görülüyordu.
Ancak bugün dönüp bakınca o yılların temellerinin sağlam olmadığı anlaşılıyor. Parıltının altında zayıf bir yapı, sürdürülebilirlikten uzak bir mali planlama ve denetim kültüründen yoksun bir yönetim tarzı olduğu ortaya çıkıyor. Başarı vardı ama geleceği besleyen kaynaklar yoktu. O yıllarda kazanılan enerjinin bir bölümü kulübün çimentosu olsaydı, bugün yaşanan tablo belki de hiç ortaya çıkmayacaktı.

Çöküş Bir Günde Gelmedi
Yeni Malatyaspor’un bugünkü noktaya gelişi anlık bir çöküş değil; sezon sezon biriken hataların üst üste koyduğu taşlarla örülmüş bir süreçtir.
Bir kulüp önce mali kriz yaşar, ardından bu kriz sportif performansa yansır. Sonra moral çöker, taraftar uzaklaşır, şehir enerjisini kaybeder. Bu zincir kırılmadığında sonuç kaçınılmazdır: Bugünkü gibi küllerin altında nefes almaya çalışan bir kulüp.
Arka arkaya gelen küme düşmeler, plansızlığın ve günü kurtaran anlayışın doğal sonucuydu. Risk almaktan korkan, ama risk yönetmeyi hiç bilmeyen bir yönetim kültürü, kulübü adım adım bu yola sürükledi.

Peki Sorumlular Nerede?
Bu hikâyenin en can alıcı noktası burasıdır.
Bugün bu çöküşü hazırlayan birçok isim hâlâ sessiz, hâlâ sorumluluğunu reddetme çabasında. Bazıları kendini aklama derdinde, bazıları ise olup biteni sıradan bir süreç gibi gösterme telaşında. Oysa gerçek çok net:
Yeni Malatyaspor kendi kendine bu hale gelmedi. Birileri bu kulübü yanlış yönetti.
Son kongrede yönetimde avukatların ağırlıkta olması bu nedenle önemlidir. Çünkü kulübün geçmişinde kimlerin hangi kararları aldığı, borçların nasıl oluştuğu, sözleşmelerin hangi koşullarda yapıldığı artık masaya yatırılmalıdır. Şeffaflık istiyorsak önce hesap sorulmalıdır. Hesap sorulmayan yerde düzlüğe çıkmak yalnızca hayaldir.

Başkan Hiç Eksik Olmadı Ama Çözüm Hep Eksikti
İşin en garip yanı ise tüm bu kaosa rağmen kulübün hiçbir zaman başkansız kalmaması. Kongreler yapıldı, isimler değişti, koltuğa talip çok oldu ancak çözüm hep eksik kaldı. Çünkü koltuğa oturmakla bir kulübü yönetmek arasında çok büyük fark vardır. Niyetlerin güçlü olduğu söylendi ama irade hep zayıf kaldı.

Saha Dışındaki Kriz, Saha İçine Ateş Gibi Düştü
Bir kulübün mali çöküşü yalnızca muhasebe cetvelini etkilemez; doğrudan sahaya iner. Futbolcu motivasyonu düşer, takım direnci kaybolur, teknik heyet baskı altında kalır. İşte Yeni Malatyaspor tam olarak bunu yaşıyor.
UEFA’dan gelen puan silme cezaları ise bu krizin uluslararası ölçekte de onaylandığını gösteriyor. Bu cezalar tabeladaki puanı değil; moral ve inancı ve şehirdeki futbol kültürünü de silip süpürdü. Zaten mücadele etmekte zorlanan bir takım, bu darbelerle çok daha ağır bir yükün altında kaldı.

Bu Şehir Daha Önce de Yanmıştı
Bu şehir daha önce benzer bir yangını Malatyaspor’da yaşamıştı.
Bir zamanlar Aykut Kocaman, İsmail Kartal, Mehmet Özdilek gibi yeni nesil teknik adamların tercih ettiği önemli bir teknik direktör durağıydı Malatyaspor. Ama gelir–gider dengesindeki bozulma, plansızlık ve yönetimsel hatalar o takımı da kaçınılmaz sona sürükledi. Bugün Malatyaspor’un Bölgesel Amatör Lig’de tıpkı Diyarbakırspor gibi yaşam mücadelesi veriyor olması, Yeni Malatyaspor için aslında ibretlik bir aynadır.

Taraftarın Kırgınlığı En Derin Yaradır
Yöneticiler değişir, siyasiler değişir, teknik direktörler değişir… Ama taraftar hep kalır.
Bugün Malatya’da en büyük kırgınlık taraftardadır. Ses azalmış, tribünler sönmüş durumda. Çünkü umut kırılınca bağ da zayıflar. Fakat yine de bir yerlerde bir kıvılcım sönmedi. Çünkü taraftar bilir ki o formanın onuru bir gün mutlaka yeniden ayağa kalkacaktır.

Bu Hikâye Bir Son Değil
Bugün anlatılan bu çöküş hikâyesi, aslında yeni bir başlangıcın zorunlu hazırlığıdır. Futbol tarihinde küllerinden doğan pek çok kulüp vardır. Yeni Malatyaspor da bu listenin bir parçası olabilir. Yeter ki doğru adımlar atılsın, bu defa gerçekten geleceğe dokunan bir irade ortaya konsun.
Ve belki bir gün tribünler yeniden dolduğunda, o coşkulu sesler tekrar gökyüzüne yükseldiğinde herkes şu gerçeği hatırlayacak:
“Bir kulüp hatalarla çöker, ama akılla, kararlılıkla ve adaletle yeniden doğabilir.”

Bakmadan Geçme

Malatya Sürmanşet - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
05326632592
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!