Kışın Şifa Deposu: Ihlamurun Bilinmeyen Etkileri
Hastahane Caddesi'nde yaklaşık 23-24 yıldır aktarlık yapan Mehmet Avşin, kış aylarında sıkça tüketilen ıhlamur ve bitki çaylarının faydaları ile doğru kullanımına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Hastahane Caddesi'nde esnaflık yapan ve uzun yıllardır aktarlık mesleğini sürdüren Mehmet Avşin, kış aylarında gribe ve soğuk algınlığına karşı en çok tercih edilen bitki çaylarının başında ıhlamurun geldiğini söyledi.
'Ihlamur kışın vazgeçilmez bitkisidir'
Ihlamurun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini belirten Avşin, 'Ihlamur ülkemizde kışın vazgeçilmez bir bitki çayımızdır. Gribin ve soğuk algınlığının en iyi ilacıdır. Vücudu gribe karşı korur ve çok güçlü bir antibiyotiktir.' dedi.
Ihlamurun hazırlanışına da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Avşin, 'Ihlamur fokur fokur kaynatılmamalıdır. Çay gibi demlenmelidir. Bir taşım kaynattıktan sonra ocak kapatılır, yaklaşık 1-2 dakika demlendikten sonra süzülerek içilir.' ifadelerini kullandı.
Hamileler için de güvenle tüketilebileceğini söyleyen Avşin, 'Hamile bayanlara birçok bitki çayını öneremiyoruz ancak ıhlamuru gönül rahatlığıyla verebiliyoruz. Günde iki bardak, sabah ve akşam olmak üzere yeterlidir. Fazla tüketilmesi iyi değildir.' şeklinde konuştu.
'Taze Ihlamur tercih edilmeli'
Ihlamurun tazeliğinin önemine dikkat çeken Avşin, 'Ihlamur yaz sonuna doğru toplanan bir bitkidir. Taze, yeni ve canlı olması gerekir. Üzerinden bir yıl geçmiş ıhlamurun tadı ve rengi güzel olmaz, faydası da azalır.' dedi.
Ihlamurun vücudu ısıttığını ifade eden Avşin, 'İnsanın bedenini ve vücudunu ısıtır. Bu nedenle günde iki bardak yeterlidir.' ifadelerini kullandı.
Kış aylarında önerilen diğer bitki çayları
Ihlamur dışında farklı bitki çaylarını da önerdiklerini belirten Avşin, 'Ada çayı, kış çaylarımız ve hibiskus çayı kışın grip ve soğuk algınlığı için en çok önerdiğimiz ürünlerdir.' dedi. Avşin, kış çaylarının içeriğinde tarçın, zencefil, karanfil, papatya, portakal kabuğu ve portakal bulunduğunu, bu karışımların C vitamini açısından zengin olduğunu aktardı.
Çukurova yöresine ait 'kaynar' karışımına da değinen Arşin, 'Mersin, Tarsus ve Adana yöresine ait yedi türlü kaynarımız var. Tarçın, zencefil, karanfil, havlıcan, hindistan cevizi ve muskat gibi ürünlerden oluşur. Bu karışım vücudu ısıtır, bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı koruyucu bir defans görevi görür.' dedi.