Cenevre görüşmeleri öncesi Trump'tan tehdit
ABD Başkanı Donald Trump, Cenevre'de yapılacak nükleer müzakerelere dolaylı katılacağını açıklarken İran'ı 'sonuçlarla' tehdit etti.
Tahran ise baskılara boyun eğmeyeceğini vurgulayarak adil ve dengeli bir anlaşma çağrısını yineledi.
Cenevre'de bugün başlaması planlanan İran-ABD nükleer görüşmeleri öncesinde Washington'dan gelen açıklamalar diplomatik zemini daha ilk adımda zedeledi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini savunsa da Tahran'ı 'kötü müzakereci' olarak niteledi ve anlaşma sağlanmaması halinde sonuçları olacağı tehdidinde bulundu.
Trump'ın bu çıkışı, diplomasiye alan açmak yerine baskı ve gözdağı siyasetini öne çıkardığı yönünde eleştirilere yol açtı. Bölgeyi askeri yığınakla kuşatan Washington yönetiminin, bir yandan müzakere masasına otururken diğer yandan tehdit dili kullanması, samimiyet tartışmalarını beraberinde getirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da anlaşmaya varmanın zor olacağını söyleyerek sürecin çetin geçeceği mesajını verdi. Ancak İran tarafı, tehditlere rağmen diplomasi kapısını açık tuttuğunu duyurdu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre'ye 'adil ve dengeli bir anlaşma' hedefiyle geldiğini belirtti. Arakçi, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer program çerçevesinde makul sınırlamaların konuşulabileceğini ancak tehditler karşısında geri adım atmanın söz konusu olmadığını net ifadelerle dile getirdi.
Arakçi, Cenevre'de ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi ile teknik konuları görüştü. İran tarafı, nükleer programın barışçıl çerçevede ele alınabileceğini ancak füze kapasitesinin ve savunma doktrininin pazarlık konusu yapılamayacağını yineledi.
Müzakerelere arabuluculuk eden Badr al-Busaidi ile yapılan görüşmede de Tahran, bölgesel barışın ancak karşılıklı saygı ve yaptırımların kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini aktardı.
Öte yandan ABD'nin bölgeye askeri takviye yapması ve uçak gemisi USS Gerald R. Ford'u bölge sularına yönlendirmesi, gerilimi artıran bir adım olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık İran Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nda 'Akıllı Kontrol' adı verilen tatbikat başlattı. Tahran, güvenliğini tehdit eden herhangi bir adıma karşı hızlı ve kararlı yanıt vereceğini vurguluyor.
Cenevre görüşmeleri, bir yanda baskı ve tehdit dili, diğer yanda egemenlik ve onur vurgusu arasında şekilleniyor. İran, yaptırımların kaldırılması ve karşılıklı yükümlülüklerin dengeli biçimde ele alınması şartıyla diplomasiye hazır olduğunu ortaya koyarken; Washington'un askeri yığınak ve üst perdeden açıklamalarla süreci zorlaştırması dikkat çekiyor.